Gülhan Kara ile “mutfakta ekonomi” üzerine - Bölüm 2

Gülhan Kara ile “mutfakta ekonomi” üzerine - Bölüm 2

0

Ayakkabı, palto, elbise gibi üstümüze başımıza giydiklerimizi yenileme işini erteleyebiliriz ama beslenme, karın doyurma, temizlik ve bedensel bakım işini ertelememiz, birkaç gün hiçbir şey yemeden aç idare edebilmemiz pek mümkün görünmüyor. Hal böyle olunca, giderleri azaltmak ve tasarruf sağlamak adına, yaşam yuvamız olan evimizin her alanında bir şekilde ekonomik çözümler üretmek gerekiyor.

Kısacası, mutfak bütçemizi dikkatle yapmalı, yemeğimizi evde yemeği tercih etmeliyiz. Böylece sağlıklı ve kaliteli beslendiğimizden emin olabiliriz, daha az hastalanıp tedavi için daha az para harcarız. En önemlisi evde yemek daha ekonomiktir, daha bereketlidir.  

Öte yandan evde dikkat etmemiz gereken gıda maddelerinin doğru saklanmasıdır. Genellikle çalışan ailelerin evlerinde yemek yapmaya zaman kalmadığından ekmekler bayatlar, buzdolabına alınan sebzelerin bir kısmı çürür ve çöpe gider. Fasulye, pirinç, mercimek, un, bulgur gibi kuru gıdaların kullanım tarihleri geçtiğinden böceklenir ve çöpe atılır. Mutfağa alınıp sonra da çöpe giden her şey paranın da çöpe gitmesidir.

Buzdolabı kullanımı

Buzdolabının doldurulma şekli elektrik sarfiyatını önemli şekilde etkiler.

Buzdolaplarının sağlı sollu olarak dip köşelerinde, sebzelik bölmelerinin sağında solunda soğuk hava dolaşımını sağlayan küçük gözenekler, delikler bulunur. Bunların açık kalması çok önemlidir. Buzdolabınıza yiyecekleri yerleştirirken plastik torba, kavanoz, süt kutusu vs şeylerin bu bölümleri kapatmamasına dikkat edin. No-frost buzdolaplarının kar ve buz yapmama özelliği vardır. Eğer buzdolabınızın buzluğu karlanma yapıyorsa içerdeki soğuk hava dolaşımında bir sorun var demektir.

Tam olarak soğumamış yemekleri buzdolabınıza koymayın. Dolabın içinde terleme, buharlaşmaya sebep olur. Dolabınızı temiz tutun. Buzluğunu tıka basa doldurmayın.

Eğer dolabınız gereğinden fazla dolu olursa, düzenli olarak temizlenmezse; hava dolaşım delikleri kapanırsa normalden çok daha fazla elektrik harcamaya başlar.

Buzdolabınızın kapısını her açışınızda içerdeki soğuk hava dışarı kaçar ve kapağı kaptığınızda tekrar soğutmaya geçer. Buzdolabınızı ne kadar sık açıp kaparsanız o kadar çok elektrik harcar. Gereksiz yere buzdolabınızı ve derin dondurucunuzu açmayın.

 

Su tasarrufu için

1. Musluğu açtığınızda her an su kesilecekmiş ve susuz kalacakmışsınız gibi düşünün. Hem susuz kalmamak hem de su faturasını minimumda tutmak için bu düşünce yöntemini benimsemek şahsen benim çok işime yaradı.

2. Kıvırcık, ıspanak gibi yapraklı sebzeleri yıkarken büyükçe bir kaba su doldurun. Toprakların suya kayıp gitmesi için sebzeleri suya basıp 5 dakika kadar bekletin. Sebzeleri elinizle sudan alıp başka bir kaba geçirin. Kirli suyu lavaboya dökmek yerine saksılara dökerek çiçeklerinizi sulayın. Eğer bahçeli bir evde oturuyorsanız bahçeye bir ağacın, çiçeğin dibine veya toprağa dökün. Böylece harcadığınız suyu hem iki kere kullanmış hem de tekrar doğaya kazandırmış olursunuz. Yapraklı sebzeleri mikroplardan arındırmak için içine sirke eklenmiş suda bekletin.

3. Sulu tencere yemeklerinizi düdüklü tencerede veya çelik tencerede pişirirseniz su kaybı olmaz. Makarna haşladığınız suyu şehriye çorbası, yayla çorbası veya mercimek çorbası yapmak için kullanabilirsiniz.

4. Tuvaletteki sifonun içine 1 litrelik pet şişeye su doldurup yerleştirin. Her seferinde 1 litre su tasarrufu yapmış olursunuz.

5. Damlayan muslukları tamir edin. Suyun tazyiki yüksek olduğu için damlıyorsa ana vanayı yarım açın. Suyun akış hızını yavaşlatın.

6. Çok kirli olmayan çamaşırlarınızı günlük kısa programda yıkayın.

7. Çamaşır makineniz tek su girişliyse yani sadece soğuk su alıyor ve suyunu kendi ısıtıyorsa elektrik sarfiyatı yüksek olur. Mümkün olduğunca hızlı ve kısa programları seçin. Çok kirli beyaz çamaşırlar dışında ortalama 40-50 derece sıcaklık yeterli olacaktır.

8. Çamaşır makinenizi, bulaşık makinenizi akşamları çalıştırın. Ütü, duş vs işlerini mümkün olduğunca geceleri yapmaya çalışın. Çünkü elektrik kullanımı saat 19:00 dan sonra indirimli. Yani daha ucuz.

 

Alışveriş poşetlerini atmayın

Mutfak için çöp torbasına para harcamak yerine alışveriş yaptığınız market poşetlerini çöpler için kullanın. Boşalan kavanozları ve kapaklı dondurma kutusu, peynir kutusu gibi tekrar kullanabileceğiniz kutu ve kavanozları atmayın. Bunları bazen derin dondurucuya bir şeyler koymak için bazen de şehriye, pirinç, baharat gibi malzemelerinizi koymak için saklama kabı olarak kullanabilirsiniz.

SAKLAMA VE TAZELİĞİ KORUMA

Sebzeler, yeşillikler çöpe gitmesin

* Ispanak, lahana, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler su bazlı olduğu için hemen pişirilmesi gerekir. Birkaç gün sonra pişireceğiniz sebzeleri ıslak olarak saklamayın. Hızla çürürler.

Nane, maydanoz, dereotu, fesleğen gibi hoş kokulu taze otlar çok çabuk sararır veya kararır. Bu taze otların ömrünü biraz daha uzatabilirsiniz. Örneğin, diyelim ki biber, taze maydanoz, nane ve dereotu aldınız. Demetin bağını çözüp soğuk suda yıkayın ve 10-15 dakika süzülmeye bırakın. Yeşillikleri iyice kurulayın ve demetler halinde kağıt havlulara sarıp buzdolabı poşetine koyun. Bu şekilde buzdolabında daha uzun süre sararmadan taze kalırlar.

* Limon ve portakalların suyunu sıkmadan önce kabuğunu rendeleyip bir cam kavanozda saklayın. Keklere, kurabiyeler veya soslara kullanmak için her zaman elinizin altında olur.

* Bazen pazarda veya markette renkleri canlı olmasına rağmen maydanoz, nane, dereotu gibi otların tamamen solmuş halde olduklarını görürüz ve bunları satın almak istemeyiz. Bunun sebebi aşırı soğukta ve üzerleri açık kalmalarındandır. Eğer renginde sararma vs yoksa alabilirsiniz. Eve geldikten sonra hemen büyükçe bir tasa soğuk su doldurup yeşilliklerin sap kısımlarını kesin ve suya koyun. 1-2 saat sonra dirilip canlandıklarını göreceksiniz.

* Kuru erzaklar böceklenmesin: Kuru fasulye, pirinç, mercimek, bulgur gibi kuru erzaklarınızı bez torbalara koyup evin serin ve kuru bir köşesinde muhafaza edin. Unu metal kutuda veya bez torbada tutun.

* Fiyatı daha uygun olduğu için teneke kutuda satın aldığınız salçayı hemen bir cam kavanoza doldurun ve üzerine 1 parmak kadar sıvıyağ koyun. Salçalarınızı buzdolabında muhafaza edin.

* Kabakların içini, elmaların kabuğunu atmayın. Dolma için kabakları oyduğunuzda elde ettiğiniz içlerle yoğurtlu sarımsaklı salata veya mücver yapabilirsiniz.

Elmaların kabuklarını kaynar su ile çay demler gibi demleyin. İçine bir parça tarçın, 1 diş karanfil atıp 5 dakika demlendirin. Elma çayınız hazır.

* Sebzeleri haşladığınız suyla çorba yapabilir veya kabuğunu soyarak kullandığınız sebzelerin kabuklarını çöpe atmak yerine sebze suyu yapımında kullanabilirsiniz. Bunun için kabuğunu soyduğunuz patates, havuç, kereviz gibi ya da köklerini, saplarını kestiğiniz ıspanak, maydanoz, kereviz gibi sebzeleri iyice yıkayın. Soyduktan ve temizledikten sonra atmak üzere olduğunuz kabukları, sap ve kökleri kaynar suda haşlayarak sebze suyu yapın. Çorbalarda ve yemeklerde kullanın.

Bayat ekmeklerle nefis yemekler

Köftelerden tatlıya kadar bayat ekmekleri değerlendirebileceğiniz o kadar çok yer var ki…

  • Ufalayıp ya da ıslatıp sıkarak köftelerde kullanın.
  • Bayat ekmekleri kızartıp robotta ufalayarak veya tam tersi ufaladıktan sonra kurutarak galeta unu yapın.
  • Bayat ekmek dilimlerini veya bütün ekmeği dilimleyerek yumurtaya bulayıp yağda kızartın. Sütlü yumurtalı karışıma bulayıp tepsiye dizin ve üzerine evde kalan kurumuş peynirleri rendeleyip fırında pişirin.
  • Bayat ekmeklerinizi küp küp doğrayıp kurutun ya da kızartarak kruton yapın ve bir kavanozda saklayın. Sıcak çorbaların üzerine ekleyerek değerlendirin.

 

DOLAPTA NE VARSA…

Dolapta her zaman az az da olsa kahvaltılıklar (birkaç parça peynir, yumurta, süt); yarım demet maydanoz, bazen birkaç dal taze soğan, biraz dereotu bulunur. “Ne pişirsem acaba? Evde yemeklik bir şey de yok” diyerek dolabınızı açtığınızda bu saydıklarım varsa hemen bir omlet hazırlığına başlayın. Taze soğan saplarını, dereotunu, maydanozu, kısaca yeşillik olarak ne varsa incecik doğrayıp kıyın. Yumurtaları çırpın. Bir parça peyniri ( beyaz, kaşar fark etmez) yumurtaya rendeleyin, 1 çay bardağı kadar süt ve doğradığınız otları ekleyip hepsini birlikte çırpın. 1 kaşık dolusu da un ekleyip bir kez daha karıştırın. Büyükçe bir tavaya 2-3 kaşık kadar sıvıyağ koyup iyice kızdırın, karışımı bir seferde boşaltın. Üzerine bir kapak kapatıp ara sıra tavayı sallayarak omletinizi pişirin. Bu omlet, içeriği ile hem doyurucu, hem dengeli ve sağlıklı hem de renkli görünümü ile mükemmel bir öğün olacaktır.

Dolabı açtınız; birkaç tane mantar kalmış, 1 havuç, biraz yeşillik var, maydanoz, nane… Kuru soğan ve patatesiniz de varsa yemeğiniz hazır demektir. Hele buzlukta bir parça tavuk eti varsa mükemmel olur. 2 diş sarımsağı kıyın. Kuru soğanı doğrayın. Mantarları, patatesi ve havucu küp küp doğrayın. Yeşillikleri kıyın. Tavuk etini kullanacaksanız buzunu çözdürün ve küp küp doğrayın. Tavada 2 kaşık yağı kızdırıp önce etleri ve sarımsakları atıp rengi dönene kadar soteleyin. Etsiz sebze sote yapacaksanız yağı kızdırıp önce havuçları, sonra soğan ve patatesi ekleyip soteleyin. En son mantarları varsa biber ve maydanozu ilave edip 5 dakika kadar daha pişirin.

Her türlü sebzeden mücver yapabilirsiniz. Birer ikişer tane kalmış sebzelerinizi rendeleyip yumurta, un, tuz ekleyip karıştırın ve yağda kızartın.

Her çeşit sebze ve baklagil ile çok sağlıklı, aynı zamanda hesaplı çorbalar yapabilirsiniz. İçine ilave edeceğiniz limonlu veya sirkeli bir terbiye çorbanızı lezzetlendirmeye yetecektir.

Bazen 3-5 kaşık veya 1 tabak kadar yemek kalır. Artan yemeği bayatlamadan değerlendirin. Artan pirinç pilavını kadınbudu köftede veya çorbalarda kullanabilirsiniz. Artan kuru fasulye veya nohut yemeğini içine ekşili terbiye ilave edip blendırdan geçirerek çorba yapabilirsiniz. Bir tabak kadar ıspanak yemeği kaldıysa bunu börek içi olarak kullanabilir veya yoğurtlu çorba yapabilirsiniz.

Bazen birkaç kuru kayısı, kuru incir, bir avuç kadar kuru üzüm kalır. Bunları bir arada kaynatıp hoşaf yapabilir veya küçük küçük doğrayıp kekin içinde kullanabilirsiniz.

 

 

ETLER VE ETLİ YEMEKLER

1 kg kıymayı 5 eşit parçaya; 1 kg kuşbaşı eti ise 4 eşit parçaya bölüp uygun kaplar içinde veya buzdolabı poşetlerine koyarak derin dondurucuya atın. Böylece 1 kg kıymayı 5 ayrı yemekte kullanarak etli yemekler yapmış olursunuz. Örneğin tarhana çorbası,  kadınbudu köfte, karnıyarık, patates oturma, musakka gibi yemekler için 200-250 gr kıyma yeterli olacaktır.

Aynı şekilde 250’er gr kuşbaşı eti 4 ayrı etli sebzeli yemek pişirmeniz mümkün. Etli bulgur pilavı, etli patates, etli türlü (kış ya da yaz sebzeleriyle), etli nohut gibi… Bu şekilde hem yemekleriniz lezzetlenir hem de daha bereketli olur.

Kasaptan dana veya koyun kemiklerini çok ucuza alabilirsiniz. Bu kemikleri bolca suyla kaynatıp et suyu yapabilirsiniz.

Özellikle mantar, yeşil ve kırmızı mercimek protein bakımında zengindirler. Kırmızı et yerine sağlık için de bu sebzeler ve baklagiller beslenme uzmanları tarafından sıkça tavsiye edilir. Tavuk, kırmızı ete nispeten daha hesaplı olduğu için ve hamsi, istavrit, palamut gibi mevsimi geldikçe bollaşan balıklar tüm et çeşitlerinin en sağlıklısı ve en hesaplısı olduğundan tercih edebilirsiniz.

Bütün bir tavuk veya pilici haşladığınızda elde ettiğiniz suyu ile çorba ve pilav yaparsınız. Tavuğu, eğer patates, havuç, kereviz gibi sebzelerle birlikte haşladıysanız pilav ve çorba için suyunun büyük kısmını aldıktan sonra kalan suyunu ekşili terbiye ile lezzetlendirip sebzeli haşlama tavuk olarak servis yapabilir; haşlanmış etleri pilavda nohutla birlikte kullanarak tavuklu pilav yapabilirsiniz.

 

BULGURU EKSİK ETMEYİN

Evde bulgur varsa yemeğiniz 10 dakika sonra hazır demektir. Pilavlık iri bulguru ve köftelik ince bulguru mutfağınızdan eksik etmeyin. Hem hesaplı hem de çok bereketlidir. Her evde salça, soğan, biraz yeşillik hemen hemen her zaman bulunur. “Ne pişirsem diye?” sıkıntıya düştüğünüzde bulgur imdadınıza yetişir. Bulgur pilavı, kısır veya bulgurlu salata… Bulgur pilavını yanında bir kase yoğurtla kışın taze demlenmiş bir bardak çay biraz turşu ve 2 dilim ekmekle servis yapabilir veya bulgurlu bolca bir yeşil salata ile karnınızı doyurabilirsiniz. Üstelik her üçü de hem çok sağlıklı hem de çok ucuz yemeklerdir.

Bulguru kullanacağınız pek çok yer var mutfakta. En başta köfteler, çorbalar olmak üzere çeşit çeşit pilavlar yaparsınız. Örneğin yeşil mercimekli bulgurpilavı etli pilavın yerini tutar. Bulgur içine girdiği her yemeği hem çoğaltır, hem lezzetlendirir hem de sağlık katar.

 

Ucuz yemek sağlıklıdır

Mevsime göre alışveriş yaparsanız daha az para harcarsınız. Çünkü mevsimin sebzeleri seralarda yetişip gelen mevsim dışı sebze ve meyvelerden daha ucuzdur. Kış ortasında kilosu 5 liraya üzüm alıp yemektense kilosu 1-1,5 liraya portakal veya nar alıp yemek, suyunu sıkıp içmek hem çok daha sağlıklıdır hem de size başka şeyler almanız için de para bırakır.

Dolmalık biber, patlıcan veya taze fasulyeyi görmezden gelip onları pişirme işini yaza bıraktığınızda bu 3 çeşit sebzeye ödeyeceğiniz parayla kış sebzelerinden en az 5-6 çeşit alırsınız veya birinin fiyatına yarım kilo et alabilirsiniz.

Üstelik kış aylarında yaz sebzelerinin bize hiçbir faydası yok. Zaten bir ton tarım ilacıyla, suni ısı ve suni ışıkla birkaç günde yetişen sebzeden bir yarar beklenemez. Vücudumuzun da ihtiyacı yok ayrıca. Vücudumuzun kış aylarında daha fazla mineral, protein ve vitamine ihtiyacı var. Oysa kabak, domates, taze fasulye gibi sebzeler su içeriklidir ve yazın ihtiyacımız olanları karşılarlar.

Yaz sebzelerini ve meyvelerini zamanı gelinceye kadar unutmak ve yerine mevsimin, doğanın bize bolca sunduğu, sağlığımız için ihtiyacımız olan vitamin, mineral her ne varsa karşılayan, son derece lezzetli üstelik ucuz sebze-meyveleri tercih etmek mutfak bütçemize de sağlığımıza da iyi gelecektir.

0

Yorum ekle

İlginizi çekebilecek içerikler

Çerez Onayı