Bolu’yu keşfetmek...

Aile
24/10/2018
Tarihi ve kültürel değerleri, olağanüstü bir güzellik sunan doğası, kaplıcaları, Abant Gölü, Yedigöller’i, Mudurnu’su, Göynük’ü ve Kartalkaya’sı ile Bolu, özel ilgiyi hak eden harika bir diyar.

Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz bölümünde yer alan Bolu'da ilk yerleşimin geçmişi M.Ö. 3000'lere kadar uzanıyor. Şehir merkezindeki tepelere kurulmuş antik Bithynium (Claudiopolis) şehrinin geçmişi ise M.Ö. 7'nci yüzyıla... Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi pekçok farklı kültürün izlerini taşıyan şehir, M.Ö. 336 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirildi. Sonrasında Bolu'ya yerleşen Bithynialılar şehre "Bithyn" ismini verdiler. Şehir, Romalılar tarafındansa Claudiopolis olarak anıldı. Bolu'nun Osmanlılar tarafından fethi Orhan Gazi döneminde gerçekleşti.

Dörtdivan, Asar Kale, Keçi Kalesi kalıntıları, Tüccar Hanı, Yukarı Tekke Camisi, Yıldırım Beyazıt Camisi, Ramazan Dede Türbesi, Akşemsettin Türbesi, Yukarı Taşhan bu güzel şehirde görülmesi gereken tarihi değerler arasında yer alıyor.

Hamam ve kaplıca açısından da zengin olan Bolu'nun bu tür değerleri arasında ilk akla gelenler ise erken dönem Osmanlı hamamlarının en orijinal örneklerinden biri olan Yıldırım Beyazıt Hamamı, moloz taştan 14. Yüzyıl'ın sonlarında yapılmış olan Aşağı Hamam, Mudurnu'nun Ilıca köyü sınırları içinde olan ve 1500 yıldır kullanıldığı belirtilen Sarot Kaplıcası ve suları travertenler arasından çıkan Babas Kaplıcası.

Bolu, sivil mimari açısından enteresan örneklere ev sahipliği yapıyor. Kentsel SİT Alanı olarak ilan edilmiş olan Göynük ve Mudurnu'daki eski Türk evleri görülmeye değer. Bolu sınırları içindeki Kızık Yaylası'nın evleri de değişik bir mimari yapıya sahip. Buradaki evler çivi kullanılmadan, çam ağaçlarından çatkılı, kenetleme ve birbirine geçme şeklinde yapılmış. Seben ilçesinde yer alan Çeltik, Hoçaş, Kaşbıyıklar, Yuva köylerindeki derin vadiler boyunca yükselen kayalara yapılmış Seben kaya evleri es geçilmemesi gereken bir başka unsur.  

YAYLA VE GÖL CENNETİ

Yüzölçümünün önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Bolu'da dağlar, platolar, ovalar ve göller çok fazla. Bu konum, Bolu'yu çok özel bir noktaya taşıyor; Bolu, doğayla buluşmak isteyenlerin ilk duraklarından biri her zaman.

Yedigöller Milli Parkı, Bolu Fındığı Tabiatı Koruma Alanı, Akdoğan Tabiatı Koruma Alanı, Kökez Tabiatı Koruma Alanı, Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı ve Abant Gölü Tabiat Parkı şehir sınırları içindeki korunan alanlar. Aladağ, Gerede, Seben, Mengen, Mudurnu, Göynük yaylaları, doğayı doyasıya hissedebilmek ve kamp yapmak için ideal.

ABANT VE KARTALKAYA

Bolu'nun en ünlü gölüyse Abant elbette. Abant Dağları üzerinde oluşmuş bir krater gölü olan Abant Gölü çevresi, bitki ve hayvan yaşam alanı açısından çok özel bir yer. Göl ve çevresinde piknik, kamping, yürüyüş, atla gezinti, olta balıkçılığı, kışın buz pateni gibi etkinlikler bolca yapılıyor. Gölcük, Gölkay Baraj Gölü, Çubuk Gölü, Sülük Gölü, Sünnet Gölü de şehir sınırları içinde yer alan, her biri birer doğa harikası olan diğer göller arasında bulunuyor. Akkaya Boğazı ise travertenleriyle Bolu'nun Pamukkale'si olarak tanımlanabilir.

Bolu, kış sporları için de son derece uygun merkezlere sahip. Kartalkaya Kayak Merkezi, zaten Türkiye'nin sayılı önemli merkezinden biri. Köroğlu Dağları üzerinde yer alan kayak merkezinin kayılabilen alanı 1850-2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer alıyor. Bir başka kayak merkezi ise Esentepe. Gerede'nin kuzeyinde, 1300 metre yükseklikteki Esentepe'de çim kayağı yapmak da mümkün. Şehirde keyifle yapılan bir başka spor aktivitesiyse yamaç paraşütü. Abant Dağları'nda gerçekleştirilen bu aktivite için pek çok meraklı, yaz aylarında rotasını Bolu'ya çeviriyor.

NE YENİR, NE ALINIR?

Fındık şekeri, çam balı, kaymak, tereyağı, kabaklı gözleme, saray helvası, köpük helvası, şeker fasulyesi Bolu'nun ünlü lezzetleri arasında yer alıyor. Bu güzel şehre yapılacak bir ziyaret sırasında sevdiklerinize çam kolonyası, ipek oyaları, deri ve bakır eşyalar, el dokuması torbalar ve kilimler alabilirsiniz.

Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz bölümünde yer alan Bolu'da ilk yerleşimin geçmişi M.Ö. 3000'lere kadar uzanıyor. Şehir merkezindeki tepelere kurulmuş antik Bithynium (Claudiopolis) şehrinin geçmişi ise M.Ö. 7'nci yüzyıla... Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi pekçok farklı kültürün izlerini taşıyan şehir, M.Ö. 336 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirildi. Sonrasında Bolu'ya yerleşen Bithynialılar şehre "Bithyn" ismini verdiler. Şehir, Romalılar tarafındansa Claudiopolis olarak anıldı. Bolu'nun Osmanlılar tarafından fethi Orhan Gazi döneminde gerçekleşti.

Dörtdivan, Asar Kale, Keçi Kalesi kalıntıları, Tüccar Hanı, Yukarı Tekke Camisi, Yıldırım Beyazıt Camisi, Ramazan Dede Türbesi, Akşemsettin Türbesi, Yukarı Taşhan bu güzel şehirde görülmesi gereken tarihi değerler arasında yer alıyor.

Hamam ve kaplıca açısından da zengin olan Bolu'nun bu tür değerleri arasında ilk akla gelenler ise erken dönem Osmanlı hamamlarının en orijinal örneklerinden biri olan Yıldırım Beyazıt Hamamı, moloz taştan 14. Yüzyıl'ın sonlarında yapılmış olan Aşağı Hamam, Mudurnu'nun Ilıca köyü sınırları içinde olan ve 1500 yıldır kullanıldığı belirtilen Sarot Kaplıcası ve suları travertenler arasından çıkan Babas Kaplıcası.

Bolu, sivil mimari açısından enteresan örneklere ev sahipliği yapıyor. Kentsel SİT Alanı olarak ilan edilmiş olan Göynük ve Mudurnu'daki eski Türk evleri görülmeye değer. Bolu sınırları içindeki Kızık Yaylası'nın evleri de değişik bir mimari yapıya sahip. Buradaki evler çivi kullanılmadan, çam ağaçlarından çatkılı, kenetleme ve birbirine geçme şeklinde yapılmış. Seben ilçesinde yer alan Çeltik, Hoçaş, Kaşbıyıklar, Yuva köylerindeki derin vadiler boyunca yükselen kayalara yapılmış Seben kaya evleri es geçilmemesi gereken bir başka unsur.  

YAYLA VE GÖL CENNETİ

Yüzölçümünün önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Bolu'da dağlar, platolar, ovalar ve göller çok fazla. Bu konum, Bolu'yu çok özel bir noktaya taşıyor; Bolu, doğayla buluşmak isteyenlerin ilk duraklarından biri her zaman.

Yedigöller Milli Parkı, Bolu Fındığı Tabiatı Koruma Alanı, Akdoğan Tabiatı Koruma Alanı, Kökez Tabiatı Koruma Alanı, Sülüklügöl Tabiatı Koruma Alanı ve Abant Gölü Tabiat Parkı şehir sınırları içindeki korunan alanlar. Aladağ, Gerede, Seben, Mengen, Mudurnu, Göynük yaylaları, doğayı doyasıya hissedebilmek ve kamp yapmak için ideal.

ABANT VE KARTALKAYA

Bolu'nun en ünlü gölüyse Abant elbette. Abant Dağları üzerinde oluşmuş bir krater gölü olan Abant Gölü çevresi, bitki ve hayvan yaşam alanı açısından çok özel bir yer. Göl ve çevresinde piknik, kamping, yürüyüş, atla gezinti, olta balıkçılığı, kışın buz pateni gibi etkinlikler bolca yapılıyor. Gölcük, Gölkay Baraj Gölü, Çubuk Gölü, Sülük Gölü, Sünnet Gölü de şehir sınırları içinde yer alan, her biri birer doğa harikası olan diğer göller arasında bulunuyor. Akkaya Boğazı ise travertenleriyle Bolu'nun Pamukkale'si olarak tanımlanabilir.

Bolu, kış sporları için de son derece uygun merkezlere sahip. Kartalkaya Kayak Merkezi, zaten Türkiye'nin sayılı önemli merkezinden biri. Köroğlu Dağları üzerinde yer alan kayak merkezinin kayılabilen alanı 1850-2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer alıyor. Bir başka kayak merkezi ise Esentepe. Gerede'nin kuzeyinde, 1300 metre yükseklikteki Esentepe'de çim kayağı yapmak da mümkün. Şehirde keyifle yapılan bir başka spor aktivitesiyse yamaç paraşütü. Abant Dağları'nda gerçekleştirilen bu aktivite için pek çok meraklı, yaz aylarında rotasını Bolu'ya çeviriyor.

NE YENİR, NE ALINIR?

Fındık şekeri, çam balı, kaymak, tereyağı, kabaklı gözleme, saray helvası, köpük helvası, şeker fasulyesi Bolu'nun ünlü lezzetleri arasında yer alıyor. Bu güzel şehre yapılacak bir ziyaret sırasında sevdiklerinize çam kolonyası, ipek oyaları, deri ve bakır eşyalar, el dokuması torbalar ve kilimler alabilirsiniz.