Antalya Hakkında Merak Edilenler

Antalya Hakkında Merak Edilenler
0
Antalya dillere destan güzellikteki denizi, kumsalı, güneşi ve tarihi eserlerinin yanı sıra film festivaliyle de haklı bir üne sahip. Türkiye’de ‘turizmin başkenti’ sayılan Antalya sektöre; kış, sanat, golf, seminer, kongre ve futbol gibi değişik alanlarda hizmet veriyor.

Akdeniz Bölgesi'nin batısında, Antalya Körfezi'yle Batı Toroslar'ın arasında yer alan Antalya, tarih boyunca pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. Daha önceleri bölgede varlığını sürdüren Likyalılar, Lidyalılar, Pamfilyalılar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar'dan kalma pek çok tarihi eseri barındırmaktadır.  

 ‘Attalos Yurdu' anlamına gelen Antalya, 2. Attalos tarafından kurulmuştur. M.Ö 133'de Bergama Krallığı'nın sona ermesiyle bağımsız olmuş, daha sonra korsanların eline geçmiş, M.Ö. 77'de Komutan Servilius Isauricus tarafından Roma topraklarına katılmış, M.Ö. 67'de Pompeius'un donanmasına üs olmuştur. M.S. 130'da Hadrianus'un Attaleia'yı ziyaret etmesi şehrin gelişmesini sağlamıştır. Bizans egemenliği sırasında piskoposluk merkezi olan şehir, daha sonra Selçuklu Devleti'nin hakimiyetine girmiştir. Her ne kadar 1215'te Gautler de Montbellard, Kıbrıs'tan getirdiği kuvvetlerle şehri ele geçirdiyse de daha sonra 1. Keyhüsrev tarafından geri alınmıştır. Selçuklu Devleti 12. yüzyıl sonlarında bitince bu topraklar Hamidoğulları'na katılmıştır. İlyasbeyoğlu Yunus Bey ve oğulları tarafından yönetildikten sonra Osmanlılar'a geçmiştir.  

Şehir, mütareke döneminde ise İtalyan işgali altında kaldı. 9 Temmuz 1921'de İtalyanlar'ın geri çekilmesiyle Anadolu Hükümeti'ne bağlandı. Cumhuriyet'in ilanından sonra ise il bazında bugünkü halini aldı.

İlin aynı ismi taşıyan merkez ilçesi doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarı, geleneksel mimarisini korumuş Kaleiçi ve lüks turizm yatırımlarıyla bilinir. Antalya, çok uzun yıllardır devam eden film festivaliyle de sinema sanatının buluşma noktasıdır.

GEZ GEZ BİTMEZ!

Antalya'da görülmesi gereken yerlerin başında içten ve dıştan surlarla çevrili olan tarihi Kaleiçi gelir. Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirleri ortak eseri olan surların 80 burcu vardır, içindeyse kiremit çatılı 3 bin kadar ev bulunmaktadır. Kaleiçi günümüzde Antalya'nın mimari tarihini, bölgedeki yaşam tarzını, gelenek ve göreneklerini yansıtmasının yanı sıra otelleri, pansiyonları, restoranları ve barlarıyla da turizm merkezi haline gelmiştir.

Antalya-Alanya Karayolu'nda yer alan Aspendos, diğer adıyla Belkıs, sadece Anadolu'nun değil tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunmuş Roma Dönemi tiyatrosuna sahip olmasıyla ünlüdür. Bölgenin en büyük nehirlerinden Köprüçay (Antik Eurymedon) yakınlarındaki tepe düzlüğünde kurulan şehir, nehir sayesinde Akdeniz ile ulaşımını dolayısıyla ticaretini rahatlıkla kurarak gelişmiştir. Roma tiyatro mimarisinin çok iyi bir örneği olan Aspendos Tiyatrosu, devrin en görkemli yapıları arasındadır.

Antalya-Kemer Karayolu'ndaki Phaselis Antik Kenti de plaj ve piknik alanları, tarihi dokusuyla bölgenin en ilgi çeken ören yerlerinden biridir. Antalya'nın güney sahillerinde Phaselis'ten sonra ikinci liman kenti de Olympus'tur. Tarihi eserler çoğunlukla orman arazisi içinde Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine aittir.

Antalya'nın ilk Türk yapısı olan, Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın yönetimi zamanında inşa edilen Yivli Minare de mutlaka görülmelidir. En düzenli Roma kentlerinden biri olan Perge, Kesik Minare adıyla da bilinen Ulu Cami, Türk-İslam sanatının önemli örneklerinden Karatay Medresesi, Selçuklu eseri olan Evdir Han, şehri simgeleyen tabiat güzelliklerinden Düden, Kurşunlu ve Manavgat Şelaleleri, Karain Mağarası, doğa harikası Lara ve Konyaaltı Plajı görmeden dönülmemesi gereken yerler arasındadır.

Bugünkü Demre ilçe merkezinde yer alan Myra Antik Kenti, özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nikolaos Müzesi (Noel Baba) ile ünlüdür.

Kekova: Üçağız (Teimiusa) ve Kale (Simena) köylerinin karşısında yer alan ince uzun bir adadır. Ada ve çevresindeki arkeolojik ve doğal koruma alanları "Kekova Sit Alanı" olarak korumaya alınmıştır. Son derece temiz denize de sahip olan Kekova'yı tekne turlarıyla gezmek mümkündür.

Kaş (Antiphellos): Akdenizli kimliği, özgün mimari yapısı, arkeolojik kalıntıları, doğası, sakinliğiyle kendi tutkunlarını yaratan şirin bir tatil yeridir. Hellenistik tiyatrosu, Likya kaya mezarları ve lahitler şehrin günümüze kalabilmiş tarihi eserleridir.

Patara Antik Kenti, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağalarının yavruladıkları ender sahillerden olmasıyla da ayrı bir öneme sahiptir.

Turizmde çok gelişmiş olan, dünyanın dört bir yanından gelen turistlere ev sahipliği yapan Antalya'da, dünya mutfaklarından en güzel örnekler de otel ve restoranlarda sunulmaktadır. Yörenin kendisine özgü yemekleri ise çoğu Yörük kültüründen beslenen saç kavurması, tandır kebabı, kölle (buğday, fasulye, nohut ve bakla haşlaması), dometes civesi, hibes, arap aşıdır.

0

Yorum ekle

İlginizi çekebilecek içerikler

Çerez Onayı