Amasra Rehberi

Aile
21/07/2020
Rivayete göre 1460 yılının Ekim ayında Fatih Sultan Mehmet, Amasra’yı tepeden gören bir noktaya gelince lalasına dönerek; “Lala, lala! Çeşm-i cihan bu m’ola!” diye sorar.

Çeşm-i cihan, yani günümüz Türkçesiyle "dünyanın gözü" diye tanımlanan Amasra, Batı Karadeniz eteklerine saklanmış bir kıyı beldesi. Masmavi denizi ve yemyeşil doğasıyla bu adı gerçekten hak ediyor. Amasra (eski ismiyle Sesamos), 3000 yıla yaklaşan tarihi boyunca karşımıza kimi zaman bir metropolis ve bir eyalet olarak, kimi zaman da önemini yitirmiş ve unutulmuş bir yer olarak çıkıyor. Buna karşın hiçbir zaman terk edilmemiş olan bu şirin belde; tarihi süreç içinde Hitit, Fenike, Lidya ve Pontus hakimiyetine girmiş, sonrasında Osmanlı İmparatorluğu'na katılmış.

Liman kenti Amasra'nın, deniz yoluyla gelen ziyaretçileri daima fazla olmuş. Bu ziyaretçiler de misafirperver Amasralılar tarafından hep sevgiyle kucaklanmışlar. Günümüzde de ziyaretçilerini aynı şekilde karşılıyor Amasralılar. Bu şirin belde, İstanbul ve Ankara gibi metropollere yakınlığı ve eşsiz bir doğaya sahip olması nedeniyle turistik bir çekim merkezi durumunda. Son yıllarda artan iç turizmin etkisiyle birlikte özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında Ege ve Akdeniz'deki küçük tatil beldeleri kadar insan kalabalığını burada da görmek mümkün. Bölge halkı yaz aylarında evlerini pansiyona dönüştürüyor. Amasra'da harika  bir deniz manzarası eşliğinde konaklanabilecek birçok nezih otel de mevcut.

Amasra, tarihi değerlere de ev sahipliği yapıyor. Yörenin en bilinen tarihi eseri Amasra Kalesi. Bizanslılar tarafından yaptırılan kale, küçük bir yarımadanın üzerinde konuşlandırılmış. Cenevizliler ve Osmanlılar tarafından ciddi onarımlar yapılan kalenin içinde 9. yüzyıl'da yapılmış ve 1460'da Fatih Sultan Mehmet'e şehrin anahtarları teslim edildikten sonra camiye çevrilmiş bir Bizans kilisesi de bulunuyor.

Zindan ve Boztepe mahallelerinden oluşan iki ada üzerinde bulunan Amasra Kalesi, aynı zamanda iki adayı birleştiren kemerli bir de köprüye sahip. Boztepe'ye geçilen bu köprüde Bizans mimarisinin izlerini görmek mümkün. Eski taşlarla döşenmiş ve daracık sokaklara sahip olan Boztepe'de evlerin bir kısmı surların üzerine kurulmuş. Burada halkın "Ağlayan Ağaç" adını verdiği tepeden, karşıdaki Tavşan Adası'nın sakinleri küçük tavşanları dürbünle seyretmek , büyüleyici bir huzura sahip olmanızı sağlayacaktır.

25 ÇEŞİT MALZEMELİ AMASRA SALATASI

Amasra mutfak kültürüyle de ilgi çekici. En ünlü yemeği Amasra salatası. Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan bu salatanın bu kadar ün yapmasının iki önemli sebebi var; biri içine katılan 25 çeşit malzeme, diğeri de tabii ki lezzeti. Sofralara şölen havası katan bu lezzeti, hemen hemen her balık sofrasında görmeniz mümkün. Amasra'da ayrıca beyaz baklava, delioğlan tatlısı, düğün helvası, döşemeli mancar, gıcır, mancar dolması ve maydanoz köftesi oldukça meşhur. Bunların yanı sıra deniz manzarası eşliğinde çekilen enfes bir balık ziyafetine ve sokak aralarındaki küçük dükkanlarda satılan midye dolma ve midye tavaya da doyum olmuyor.  

Anadolu'nun pek çok küçük tatil beldesinde olduğu gibi Amasra'da da yöreye özgü el sanatları ürünlerinin satıldığı çarşılara rastlamak mümkün. Osmanlı zamanında daha çok Çekiciler Çarşısı'nda satılan bu ürünler,  günümüzde aynı çarşıyla birlikte Kaledibi'nde de rahatlıkla bulanabiliyor. Yöre halkının hünerli elleriyle doğadan alıp işlediği, tezgaha çıkarttığı ahşap eşyalarını, hasır işlerini, gemi maketlerini, şimşir kaşıkları, bastonları, ev eşyalarını, süs eşyalarını hatıralarınıza katmak için sabırsızlanacağınıza dair kuşkunuz olmasın.

Selanik Gezi Rehberi

Mantarlı Köfte Tarifi