Olimpik olacak çocuk blogunun kurucusu ile söyleşi

olimpik-olacak-cocuk-blogunun-kurucusu-cagla-oktar-ile-spor-ve-cocuklar-uzerine-1-size-3
0
“Hareket eden, sporun içinde olan çocuk özgüven sahibi olup, insan ilişkileri gelişmiş, sosyal bir birey oluyor.”

Son 1 yıldır P&G'nin Olimpik Anneler projesinin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Çocukların hayatına sporu katmanın önemini biliyorum ve diğer anne-babaları da bu konuda bilinçlendirmek istiyorum. Ben bir olimpik anneyim ve çocuğunun spor yapmasını destekleyen her Anne bir Olimpik Annedir. Olimpikanneler.com adresini ziyaret ederek projemiz hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Olimpik Olacak Çocuk Blogunu duyduğumda projemizle çok uyumlu olacağını düşündüğüm için blogun kurucusu Çağla Oktar ile bir söyleşi yapmak istedim.

Bugün Olimpik Olacak Çocuk blogunun kurucusu Çağla Oktar ile birlikteyim. Çağla Oktar, 2015 yılının Haziran ayında Emre'yi dünyaya getirmiş. Hamilelik döneminden itibaren çocuğunu sağlıklı bir birey olarak yetiştirebilmek için çocuk ve spor konusunda kendini geliştirmeye başlamış. Eşinin de yemeklere düşkünlüğü ve bunun sonucu olarak fazla kilolu olması endişelerini körüklemiş. Emre'ye sporu sevdirmek için elimden geleni yapacağına kendine söz vermiş ve pek çok Anne gibi çocuğunun sporcu olması hayalini kurmuş. Bu uğurda yapabileceklerini ona sunup elbette son kararı ona bırakıp, saygı duyacağına emin. Çıktığı bu yolda deneyimlerini, gözlemlerini ve öğrendiklerini paylaşarak daha çok ailenin çocuklarına sporu sevdirmesine yardımcı olmayı amaç edinmiş.

Olimpik Olacak Çocuk nedir? Nasıl ortaya çıktı bu fikir?

Üniversiteden mezun olduktan sonra İtalya'ya gittim. Önce dil eğitimimi tamamladım ardından bir spor firmasında çalışmaya başladım. Orada spor alışkanlıklarının nasıl bir boyutta olduğunu bizzat yaşayarak gözlemledik. Bu deneyim bana sağlıklı bir toplum ve sporda başarılı bir ülke olunması için toplumda spor kültürünün oluşturulmasının gerekliliğini gösterdi. Spor bilincinin oluşması bu kültürün yaygınlaşması da ancak çocukları erken yaşta sporla tanıştırmakla mümkün olur. Ben de bu bilinçle hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren çocuğuma spor sevgisini aşılamak, onun hayatına sporu sokabilmek için elimden geleni yapmaya başladım. Zaten yüzmeyi seven ve düzenli yüzen biriydim. Hamileliğimde de yüzmeye devam ettim. Doğum yaptıktan 7 ay sonra da oğlum ile birlikte gitmeye başladım havuza. Çocuk ve spor konusunda merak eden, sürekli soran, okuyan biriydim. Ben de yaşadığım bu süreci blog yazarak çocuğunu spora yönlendirmek isteyen ailelerle paylaşmak istedim.

Nelere yer veriyorsun blogunda?

Kişilerin deneyimlerini çok önemsiyorum. Aileler ve sporcular ile söyleşiler yaparak onların yaşadığı süreçlerden kazanımlar elde etmeye çalışıyorum. Konu ile ilgili okuduğum kitaplardan beğendiğim bölümleri paylaşıyorum. Çocukların gelişim süreçleri hakkında bilgiler veriyor ve tabi en önemsediğim konu olan çocuklara hareket bilincinin aşılanması ile ilgili paylaşımlarda bulunuyorum.

Çocuk yaşta hareket bilincinin aşılanması niçin önemli?

Çocuklar hareket ettikçe kendi bedeninin farkına varıyor. Kendi fiziksel becerilerini sınayıp, farklı duyguları deneyimliyor; başarıyı, kaybetmeyi, üzülmeyi, neşeyi, heyecanı vb. Hareket eden, sporun içinde olan çocuk özgüven sahibi olup, insan ilişkileri gelişmiş, sosyal bir birey oluyor. Sosyal ve fiziksel anlamda pozitif katkılar sağlarken, spor kültürünün erken yaşta alınmasına büyük katkı sağlıyor. Yapılan araştırmalar ciddi bir bulguyu da gözler önüne seriyor. Yeni neslin fiziksel hareketsizliği sonucunda çocuklarımızın bizden 5 yıl daha az yaşama tehdidi ile karşı karşıya kalacakları gerçeğini gözler önüne seriyor. Sağlıklı ve uzun yaşayan bir nesil istiyorsak, biz ailelerin çocuklarına spor sevgisini aşılaması gerekiyor.

Blogun ismi çok iddialı değil mi?

Evet iddialı. Ben oğlumun olimpiyat yolunda ilerleyen bir çocuk olması için elimden geleni yapacağım ama neticede karar onun olacak. İsteği, yeteneği ve bu uğurda harcadığı emek yeterli olmazsa zaten olimpiyat sporcusu olamaz. Ama benim için önemli olan ona spor sevgisini aşılayıp, olimpik kültürü verebilmek.

Olimpik Kültür nedir peki?

Olimpiyat nedir önce ona değinmek lazım bence. Olimpiyat dünyanın her yerinden sporcuların azimleri ve başarıları sayesinde buluştukları, büyük heyecan, hayal kırıklığı ve sevinçlerin yaşandığı bir festival. Bu festivalde yarışma ruhu öne çıksa da saygı yok olmuyor, hırslar kamçılansa da hoşgörü daim kalıyor. Olimpik düşüncenin temeli de gençliğin, işte bu barış ortamının yaratılması ve korunması için dayanışma, dostluk ve fair play olgusu içinde spor aracılıyla eğitilmesidir. Dilerim çocuklarımız sporun içinde, olimpiyat ruhu ile büyür ve hayatlarına spor sevgisini katar.

Olimpik Olacak Çocuk blogunuzdaki içerikler çok güzel, artarak devam etmesini dilerim.


Röportaj: HassasAnne

0

Yorum ekle

İlginizi çekebilecek içerikler