Blogcu Anne Elif doğan, Ayça Kaşıkçı’ya soruyor…

Aile
24/10/2018
Ayça Kaşıkçı, ‘sağlıklı yaşam ve spor’u meslek haline getirmiş bir kadın. 10 sene boyunca yaptığı Pilates’i, başkalarına da faydalı olmak amacıyla daha da ileri taşıyarak gerekli sertifikasyonları almış ve klinik plates eğitmenliğine başlamış.

Şu anda "Klinik Pilates Eğitmeni, Pilates Eğitmeni ve Personal Trainer" olarak gerek çocuk ve ergenlerin, gerekse yetişkinlerin daha sağlıklı olmaları için çalışıyor. Aynı zamanda, "Ağaç yaşken dik durmayı öğrenir" ilkesinden yola çıkarak okul çağı ve ergenlik dönemindeki çocuklarda oluşan beden oturuş ve duruş bozukluklarını kontrol etmek ve düzeltebilmek amacıyla okullarda çocuklara ve velilere bilgilendirici seminerler veriyor. Kendisiyle okul ve ergenlik çağındaki çocuklarda duruş bozuklukları üzerine konuştuk.



Duruş Bozukluğunu Nasıl Tanımlıyorsunuz?

Vücut duruşu dediğimiz, Postür, kısaca vücuttaki organların sistematik olarak dizilişinin çıkardığı görüntünün tıp dilindeki adıdır. Postür bozukluğu da görüntüde olan basit veya karmaşık hatadır. Vücudumuza yandan baktığımızda kulak memesi-omuzlar-kalça kemiği ve bilek kemiğine doğru inen düz bir çizgi çektiğimizi hayal edelim (plumb line olarak adlandırılır). Bütün bu saydıklarımızın düz bir şekilde aynı hizada olması vücudumuzun doğru bir duruş pozisyonunda olduğunu gösterir. Başımızın bu çizgiden daha ileride olması ya da kalçamızın bu çizgiden geride durması ve/veya ayak bileğimizin bu çizginin gerisinde ya da ilerisinde olması farklı vücut duruşlarını yaratır. Bu değişik duruş tiplerine göre egzersizler yapılmalıdır ki vücudun eksik yerleri ön plana çıksın, çalıştırılmayan yerler çalıştırılsın ve vücut bir denge içinde olsun.

Duruş bozukluğunun bedene ne gibi etkisi var?

Duruş bozukluğu olan birinin yapacağı yanlış egzersizler vücutta gereksiz zorlanmalara, ağrılara ve dengesiz kuvvetlenme ya da kuvvetsizliğe neden olmaktadır. Aynı zamanda, özellikle genç vücutlar, çabuk şekil değiştirdiği için bu dönemde yapılan yanlış oturuş, duruş, okuma ve cep telefonu/tablet/bilgisayar gibi teknolojik aletleri kullanırken alınan yanlış vücut pozisyonları ileriki yaşlarda daha büyük sorunlara ve ağrılara neden olabilmektedir.

Duruş bozukluğuna hangi yaş grubunda daha sık rastlanıyor?

Açıkçası bunun belli bir yaş grubu yok. Alışkanlık edinme durumu var. O nedenle erken yaşta kazanılan duruş bozuklukları ileriki yaşlara kadar bizlerle beraber oluyor ve sonrasında vücudun dengesiz kullanılmasından ötürü çeşitli ağrılara neden olabiliyor. Bu nedenle, erken yaşlarda bunun önünün kesilmesi, çocuklarda okul çağının başlamasıyla beraber ebeveynlerin ve öğretmenlerin bu konuya daha özen göstermeleri; çocukların ders çalışırken, kitap okurken, teknolojik aletleri kullanırken aldığı vücut duruşlarına dikkat etmeleri ve onları yönlendirmeleri çocukların sağlıklı bir geleceğe adım atmaları konusunda önemli. Burada özellikle bir noktanın altını çizmek isterim, duruş bozukluğu dediğimizde şişmanlık ya da zayıflıktan bahsetmiyoruz; vücudun olması gereken çizgisinin dışında olmasını anlatıyoruz.

Duruş bozukluğunun okul çağı ve ergenlerde rastlanmasının sebebi ne?

İnsan vücudunun fiziksel gelişim dönemlerine kısaca bakacak olursak, bu tür duruş bozukluklarının neden bu dönemlerde oluşabileceğini anlarız. Şöyle ki; 

Bebeklik Dönemi (0-2 yaş): Pek çok fiziksel temel becerilerin kazanıldığı kaba ve ince motor becerilerinin geliştiği dönemdir. 

Çocukluk Dönemi (2-6 yaş): Bu dönemde çocuklar, hem bedenlerinin hem de dış dünyanın farkına varmaya başlarlar.  Kaba ve ince motor becerileri gelişmeye devam eder. 

Okul Çağı Dönemi (6-11 yaş): Bu dönem de hem kaba hem de ince motor becerilerinin tam olarak geliştiği ve bunların aktif bir şekilde okulda kullanıldığı dönemdir. Bu nedenle bu dönemde yapılan fiziksel aktiviteler çocuk beden gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir. 

Ergenlik Dönemi (11-18 yaş): Bu dönemde kız ve oğlan çocuklarında hem fiziksel hem psikolojik hem de sosyolojik birçok değişiklikler yaşanmaktadır. Beden yapısındaki hızlı değişim ve evrilme devam etmektedir. Sağlıklı fiziksel gelişim için iskelet sisteminin en iyi şekilde korunması, beslenmesi ve yapılandırılması gereken bir dönemdir. 

Bana kalırsa sürdürülebilir bir vücut sağlığının temelleri okul çağı ve ergenlik döneminde atılmaktadır. Bu dönemlerde yapılacak doğru ve yanlışlar, bizim ileriki yaşlarımızı olumlu ya da olumsuz şekilde etkiler. Günümüz çocuk ve gençlerinin, önceki nesillere göre teknolojiyi daha erken yaşlarda kullanmaya başlamasıyla beraber bu aletleri kullanırken vücutlarının aldıkları duruşlar önem kazanıyor. O nedenle, okullarda öğretmenlerin, evde ebeveyn ya da çocukla ilgilenen yetişkinlerin çocukların yazı yazarken, kitap okurken, sandalyede otururken, çantalarını taşırken ve teknolojik aletlerini kullanırken vücut duruşlarına özellikle dikkat etmeleri ve doğru şekilde yönlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Duruş bozukluğunu engellemek, düzeltmekten daha kolay diye anlıyorum.

Her şeyde olduğu gibi öncelikle "bilinçlenmeyle" bu sorunun önüne geçilebilir. Bilinçli ebeveyn, bilinçli ve sağlıklı nesiller yaratacaktır. O nedenle bizler anne-baba olarak öncelikle doğru örnek olmalı, ardından çocuğumuzu doğru yönlendirmeliyiz. Duruş bozuklukları dersi verdiğim bir okulda bir çocuk "annem bir yandan yemek karıştırıyor bir yandan da kulağında telefonu omzuyla sıkıştırarak telefonda konuşuyor, o zaman bu onun için çok sağlıksız bir durum olur, omzu ağrır " demişti. İşte tam da öğrencilere söyletmek istediğim şey buydu! 

Bununla beraber, tabii ki fiziksel gelişim dönemlerine uygun sporlar yaptırarak vücudun doğru şekillenmesine ve kuvvetlenmesine yardımcı olmak gerekir. Maalesef, spor hala ülkemizde bir lüks olarak görülüyor; oysa spor yapmadığımız her dakika ileriki yaşlarda doktorlara vereceğimiz parayı arttırıyor!

Fiziksel gelişim dönemlerine uygun sporlar derken?

Her yaş aralığına uygun sporlardan bahsediyorum. Örneğin, 3-6 yaş arası jimnastik, 7-11 yaş arası pilates-yüzme, 11-18 yaş arası voleybol, basketbol gibi.. Burada özellikle bir noktaya dikkat çekmek isterim, 18 yaşına kadar kemik gelişimi devam ettiği için bu döneme kadar kesinlikle fitness salonlarındaki ağırlık aletlerinin ve protein karışımlarının kullanılmamasını tavsiye ederim.
 

Katkılarınız için çok teşekkür ederim.


Röportaj: Blogcu Anne Elif Doğan