Ben bir olimpik anneyim

Aile
11/01/2019
Çocuk nasıl büyüyor? Yemek, içmek, uyku, eğitim ilk aklımıza gelen cevaplar. Peki hareket, beden eğitimi, fiziksel aktivite yani özetle spor bunun neresinde?

Geçen gün katıldığım bir söyleşide, uzmanlar ülkemizde yaklaşık 15 milyon ebeveyn ve 24 milyon çocuk var demişlerdi.

Acaba kaç anne baba "çocuk sporla büyür" cevabını veriyor? 

P&G ve TMOK'un yaptığı Türkiye Spor kültürü araştırmasına göre; "10 çocuktan sadece 2'si spor yapıyor. 100 çocuktan 1'i profesyonel spor yapıyor. 100 aileden sadece 1'i çocukları spor yapmadan önce araştırıyor.

Erkek çocukları futbol, basketbol ve koşuya ilgiliyken, kız çocukları su sporları, bisiklet ve voleybol seviyor. Ne yazık ki tatil zamanlarında bile spor yapma oranı artmıyor, çocuklar günde ortalama 2 saati bilgisayar başında geçiriyor. Üstelik her 10 anne ve babadan sadece 2'si spor yapıyor." 

Bence genel tablo pek iç açıcı değil. Sen de bir dön bak kendine dediğimde bizim evdeki durumda her hafta sonu yüzmeye ve jimnastiğe giden bir okul öncesi çocuk, haftada üç gün yüzme ya da koşu bandında bir baba, soğuk havalarda düzenli yürüyüşü aksatan (yaklaşık 3 aydır), spor yapmak için açık havayı ve güzel mevsimleri bekleyen bir anne ile ortalamanın üstünde kalıyoruz (Eh hiç yoktan iyidir). 

Doruk hazırlık sınıfına başladığında okuldaki spor öğretmeni ilk veli toplantısında karşımıza geçti ve "Bu minik enerji küpünü hemen doğru spora yönlendirmemiz gerekiyor" diye bizi yönlendirdi. Her gün saat 16.30 gibi okuldan eve geliyor. Yatma saati olan 20.30'a dek hiç bitmeyen bir enerjiyle oyun oynuyor, konuşuyor , koltuklardan sehpalara atlıyor, süper kahramanlar gibi evi dört dönüyor ve dünyayı keşfetmeye devam ediyor.

Bu enerjiyi doğru yere çevirmemiz gerektiğinin biz de farkındaydık ve öğretmeninin önerisini uygulamaya karar verdik. Futbolu seviyor diye önce direkt bir futbol kulübüne yazdırırız diye düşünmüştüm ancak öğretmeni yaş grubu itibariyle yüzme ve jimnastiğin daha faydalı olduğunu belirtti.

Basketbol, futbol gibi takım oyunlarında kulüp bilinciyle hareket edilmeyecekse, ortalama 7 yaş ve sonrasını daha uygun bulduğunu söyledi.  Bize de mantıklı gelince hem jimnastiği hem de yüzmeyi  kapsayan bir programa yazdırdık. Hangi sporu yaparsa yapsın, jimnastik alt yapısı bedeninin gelişmesi, kasların çalışması ve kendini disipline etmek anlamında büyük fayda sağlıyor.

Devamında başka bir spor dalına geçen çocukların alt yapısı sayesinde adaptasyon sorunu yaşamadıkları ve daha kolay öğrendikleri vurgulanıyor. 

Yüzmeye başlarken suya batma ve burnuna, kulaklarına su dolması fikrinden ciddi anlamda nefret eden oğlum, 3 aydır devam ettiği yüzme dersleri sayesinde önemli gelişimler gösterdi.  Suya başını sokma, atlama, kolluk ya da destek ürün olmadan yüzebilmek artık kendi deyimiyle " başardığı" şeyler.

Nefesini kontrol etme, kulaç atma gibi gelişimlerle bedenindeki uyum sağlama sürecini kendi de fark etti. Geliştikçe rahatladı, rahatladıkça açıldı, daha aktif ve daha bilinçli katılım göstermeye başladı. Dikkat ediyorum, aynı zamanda da arkadaşlarıyla olan iletişiminde de daha özgüvenli, katılımcı ve sosyal davranışlar sergiliyor. Yüzmede geçtiği her aşamada, kendisiyle daha çok gururlanıyor.

Amacım illa ki bir profesyonel sporcu yetiştirmek değil, hatta bu alt yapıyı ileride devam ettirmek isteyip istememek de onun kararı olacak ama aldığı disiplin, grup katılımcısı olma becerisi, ekip paylaşımı ona tüm eğitim ve çalışma hayatı boyunca olumlu katkı sağlayacak. Bazen fırsatımız olduğunda oturduğumuz sitenin yüzme havuzuna gidiyoruz birlikte.

Bizimle de aynı ortamı paylaşmaktan keyif alıyor, spor onun için bir iletişim kurma, paylaşım, birliktelik anlamını da taşıyor. Ve elbette ki onunla birlikte ortak bir aktivite yapabilmek için bana da fırsat veriyor.  Havuz yarı olimpik, bir baştan öbür başa gidip gelince olimpik yüzdük diyoruz birbirimize! 

Olimpik deyince P & G markasının anneleri ve çocuklarını spora yönelten sosyal sorumluluk projesi olimpikanneler.com web sitesini de yazayım. P&G Türkiye ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK), annelerin çocuklarını spora yönlendirmelerini teşvik etmek amacıyla, ülke çapında  başlattığı bu projeyle farkındalık ve bilinç oluşturmak istiyor.

Projeye katılan sporcu anneleri, çocuklarına spor yaptıran anneler ve fikir önderlerinden oluşan Olimpik Anneler Kurulu  da aynı zamanda Türkiye'de spor alanında kurumuş ilk sivil toplum örgütü olma özelliğini taşıyor. 

Olimpik Anneler Kurulu, projenin ülke çapına yayılması için Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve halk ile bir araya gelerek bilinçlendirme aktiviteleri gerçekleştiriyor. Ayrıca P&G Nisan ayı itibari ile başlayacak 1 paket=1 destek kampanyası ile alınan her P&G ürününden elde edilen gelirin bir kısmını Türkiye'de çocuklarımızın sporla büyümesi için bağışlıyor. Unutmayın çocuğuna spor yaptıran ve bu bilinci aşılayan her anne, olimpik annedir! 

Şimdi yukarıdakileri düşününce, ben de bir olimpik anneyim demek ki diyorum.

Kaynak: Dorikus